Yenidünya’da Kardeşlik, Barış ve Tüccarlık
Advert
Yenidünya’da Kardeşlik, Barış ve Tüccarlık
Abbas Mutlu

Yenidünya’da Kardeşlik, Barış ve Tüccarlık

Ortadoğu denilen topraklarda akan kanlar olduğu sürece “barış, kardeşlik ve hoşgörüyü” tartışmak ilginç olduğu kadar düşündürücü bir durumdur. Kin, nefret, düşmanlık, huzursuzluk ve hoşgörüsüzlüğün sonucu olan savaşlar, çatışma ve soykırımlar olmasaydı belki de tartışılmaya bir zemin oluşurdu.

Yine kin, düşmanlık, nifak ve zulümler olmasaydı “kardeşlik, dostluk, muhabbet” gibi kavramları yeniden tartışmamıza gerek kalmayacaktı. Ama gündeme baktığımızda demek ki hala barış ve kardeşliğe ihtiyacımız var.

Bu kavramlar eğer hâlâ gündemimizi ve kafalarımızı meşgul edip yormaya devam ediyorsa, barış ve kardeşliği yeniden anlamak ve İnşa etmek zorundaysak, bunun anlamı gerçekten büyük sorunlarla karşı karşıya oluğumuzun farkında olmalıyız.

Ancak şunu hemen ifade edelim ki, bütün bu olumsuzluklara, kargaşalara, savaşlara sebep olanlar, bugün Kuran-ı Kerim’in ışığında barış ve kardeşliği arayanlar değildir.

Aksine insanları İslam’dan soğutma politikalarını devreye sokmuşlardır.

Müslüman’ı, Müslüman’a kırdırtmak istiyorlar.

Batı uşaklığını yapanlardır.

Ortadoğu’yu kan gölüne çevirmek için amaçlarına ulaşmak için çabalıyorlar. Satacağı silahlarla servetlerine servet katmak istiyor.

Bugün bizi barış ve kardeşliği aramaya iten temel nedenlerden birisi, dünyamızın içinde bulunduğu mevcut durumdur. İnsanın rengi, ırkı, mezhebi, duruşu, siyasi görüşü ben insanım diyen için fark yoktur. Zaten hoşgörünün olmadığı toplumlarda kaos hakimdir. Dünyamız âdeta sosyal çalkantılar, etnik çatışmalar, soykırımlar ve savaşlarla sarsılmaktadır. Geleceğe dair umutların yeşermemesin neden olmasına zemin hazırlamaktadır.

Ayrıca tüm bu huzursuzlukların neden olduğu toplu göç olayları tüm dünya için büyük sorunlar meydana getirmektedir. Savaştan, açlıktan, yoksulluktan kaçan insanlar, gittikleri ülkelerde kaderlerine terk edilmektedir. Açlıktan insan tüccarlığı, fuhuş, hırsızlık vb. durumları da beraberinde getirmektedir.

Yıkılmış binaların, çökmüş evlerin, göçmüş mağaraların içinde ölen çocuklarımızın bedenlerini, hayatlarına son verilmiş bir halde görmek ister miyiz?

Dünyanın ve ülkemizin barış ve kardeşliğe, dostluk ve sevgiye, hoşgörü ve diyaloğa çok muhtaç olduğu buna benzer durumlarda bize düşen görevler vardır. Irkımız ne olursa olsun. Barış ve kardeşlik için el elle vermeliyiz.

 

Saygılarımla

 

.......................

Bu Köşe yazımı 5 Temmuz 2015 tarihinde Viranşehir’in Sesi Haber Sitesi’nde yazmıştım.

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİRX
ŞANLIURFASPOR MAÇINI YÖNETECEK  HAKEM BELLİ OLDU
ŞANLIURFASPOR MAÇINI YÖNETECEK HAKEM BELLİ OLDU
VİRANŞEHİR'DE KAZA
VİRANŞEHİR'DE KAZA