Advert
Bu Makale 14 Ağustos 2018 15:39:34 Tarihinde eklenmiştir. 471 Defa Okundu.
Abbas Mutlu

Abbas Mutlu



ENGELLİLER TOPLUMUN BİR PARÇASIDIR

 

Toplum içeresinde  doğuştan ve  kazalar sonucu sakat, engelli, özürlü olan insanlarla birlikte yaşıyoruz. Onlar, bizlerin ve yaşadığımız toplumun bir parçasıdırlar.

Sakatların ve özürlülerin, engellilerin sorunu, hepimizin sorunudur. Bizlerde onların yerinde olabiliriz. Onların mutluluğu, bizim mutluluğumuz, insanlığın ve toplumun mutluluğudur. Sakat ve özürlü kardeşlerimizi mutlu eden en önemli olay, onlara acımak değil; çalışmalarını, üretken olmalarını sağlamaktır.

 

 

Toplum içinde, birer birey olduklarının hatırlatılmasını, onlarında normal insanların toplumda ki başarılarını gerçekleştirebilecekleri bilincinin topluma kazandırılmasını ve engelli olmayanların engellilere ön ayak olmaları gerekmektedir. Ancak böylelikle topluma kazanılmış olurlar. Böylelikle onlara karşı vazifemizi yerine getirmiş oluruz.

 

 

Onlar aslında hep içimizde yaşıyorlar ama biz görmemezlikten geliyoruz. Görsek bile sadece acıyarak onları rahatsız bakışlarımızın bir hedefi haline getiriyoruz. Unutmayın hepimiz potansiyel engelliyiz yarın ne olacağı belli olmaz. Sakatların, engellilerin ve özürlülerin eğitilmesinde, çalışacak duruma gelmelerinde nasıl yardımcı olunacağı hakkında psikolojik destek olunması gerekir. Bu destekte neden bizler olmayalım. Onlara karşı yapmamız gereken bir görevimiz olmalıdır.

 

 

 

Sakatlara, engellilere ve özürlülere acımak onlara yapılan en büyük kötülüktür. Sakat, engelli, özürlü acınacak kişi değil, elinden tutulup topluma kazandırılacak kişidir. Bu konuda elimizden geleni yapmak insanlık ve vatandaşlık görevimizdir. Onlarında toplumda yaşayan bir fert olduğunu da unutmamak gerekir.

 

 

 

Engellilerin toplumdaki varlıklarını kabul etmek ve bunların hayatlarını kolay şekilde devam ettirebilmelerini sağlamak hükümetlerin ve yerel yönetimlerin, toplumların bir görevleridir. Belki engellilerin bir kısmı eğitilerek mevcut ortama uyum göstermeleri sağlanabilir. 

Ama eğitim almayanların durumu çok daha zordur. Kaldı ki eğitilenler de zaman zaman hiç beklemedikleri sorunlarla karşılaşmaktadırlar. Bu yüzden yerel yönetimlerin ve ilgili kuruluşların bu konuda bazı önlemler alması ve gerekli çözüm yollarını bulması gerekir.

 

 

 

Yurdumuzda ve dünyanın birçok ülkesinde görmeyen, işitmeyen, konuşamayan ünlü müzisyen, ressamların olduğunu görüyoruz ve duyuyoruz. Birçok çalışma kollarında sakatların ve özürlü insanların veya kardeşlerimizin başarılarını görüyoruz. Yeter ki onlara sahip çıkalım, gerekli imkânları verelim.

Engellilerin, sakatların ve özürlülerin toplum içeresinde yaşayan birer değerli insanlar olduğunu unutmayalım.

 

 

saygılarımla