Advert
Döviz Kurları
  • Bist : 96.603,75
  • Altın : 242,10
  • Dolar : 6,2605
  • Euro : 7,3144
Şanlıurfa Hava Durumu
Az Bulutlu Sıcaklık : 32°C / 20°C Durum : Az Bulutlu
Bu Makale 12 Haziran 2018 15:57:12 Tarihinde eklenmiştir. 324 Defa Okundu.
Şehmus YARDIMCI

Şehmus YARDIMCI



ADIM ADIM SEN

Dur! Daha yeni başladım sevdiğim adımlarına. İnandır beni kalacağına. Senden gözyaşlarımı saklayacağım. Neyim var neyim yok seni dinleyeceğim. Ne anlatmak istersen tamamlayacağım söz. Cevapsız tek sorunu bırakmam. Ne duymak istersen öyle konuşurum. Dök içini gözlerime. Yorulmam sesinden. Bir bir umutlarımı sererim. Korku olmaz içimde. Yüreğime ismini de fısıldarım. O tanır seni, dayanır.

Döndü ve baktı… Sustu… Konuşmasına da gerek yoktu zaten. Ardından adımlarını saymaya başladım. Her bir adım, bir nefes. Kalabalıklar arasında yalnız onu görüyordum. Hayat durmuştu. Ne saat kulesinin ibresi dönüyordu ne trafik lambalarının yeşili yanıyordu. Köşeyi dönse, sokakların üzerimden atlaya atlaya ona yetişmesini isterdim. Sonra duraksadı ve cam kenarına dizilmiş kıymetler, gözünü ona dikti, görüyordum. Bütün camlar titredi, kırılmasına da az kalmıştı. Çekildi ve yoluna devam etti. Biraz daha beklese, kaldırım taşları yerinden sökülecek ve onu çevreleyecekti. Bir daha bir daha bassın isterdi. O nerede yürümeye başlasa, yol hemen tek şerit oluyordu.

Nihayet evine yaklaşıyordu. Yavaşladı ve çok sevdiği sarı çiçeklere döndü yüzünü. O da neydi, bir gülüş müydü? Bu sıradan bir şey değildi. İnanmanın sınırlarını yıkıyordu. Her bir dişinin arasına sıkışmış, tane tane tomurcuk kıvılcımı birleşmiş bir şekilde, anlam yüklemenin zor olduğu bir ses demeti oluveriyordu. Kamera olsa flaşı yanmayacak, fotoğraf çekilse çözünürlüğü yetmeyecekti. Çok zor betimlemek…

Kapıya yetişti ve içeri girdi. Hazırlıklar tamamlanmıştı o gelmeden. Merdivenler basamak sayısını azaltıyor, lambalar o yetişmeden yanmaya başlıyordu. Musluk suyu kendiliğinden açılmaya başlıyor ve yüze yetişen su damlaları kurumak istemiyordu. Dinlenmek için odanın hangi köşesine çekilse, oturmadan önce hava bütün dengesini ona göre ayarlıyor, o sıcak ise serin; soğuk ise ısınmaya başlıyordu.

Ayağa kalkmaya başladı. Asılı çerçeve sallanıp selam verirken, duvar rengi de tenine bürünüyordu. Balkona yöneliyor. Uzağı yakınlaştıran boşluğa yürüyordu. Tam karşımda, tam da gözlerimin görme alanını kapsayan onu beklemekteydim. Onu uzunca gözlemlemem için ağaç yastığa, çimler ise halıya dönüşüyordu. Belli ki onlar da benimle birlikte bekliyorlardı. Bir ürperti bir sancı bir heyecan…Onu görebiliyordum. Evet bu o. Baştan aşağı titreme sebep olan sima. Bütün bedenimin kan kesildiği sadece gözlerimin bakakaldığı bir an. Nefeslerin hızlandığı, yutkunmanın zorlaştığı bir an. Her hareketine sayısız anlam yüklediğim, sevdiceğim o.

Sonra endişeli bir tavırla uzaklaşmamı istedi. Ayaklarıma söz geçirmem zor oldu. Yetmedi tabi ki de görüşümüz. Aşk onun her halinde güzel duruyordu. ‘‘Git artık tamam’’ demesi bile huzurdu. O cümleler önce göğüs kafesinde toparlanıyor, boğazına doğru ilerliyor ve bana geliyordu, benim içindi bunca zahmet.

Onu bağlıyım diye çok görmeyin. Ey kızıl güneş! Ey mavi gökyüzü! Biriniz batsa, diğeriniz simsiyah olsa da ben ona ait olmaya devam edeceğim.

Yorum Yap

Toplam 0 Kez yorumlandı.
Advert

Köşe Yazarları

Tümü
Advert

Arşiv Arama

HAVA DURUMU
Namaz Vakitleri
İmsak
04:42
Güneş
06:04
Öğle
12:26
İkindi
15:51
Akşam
18:35
Yatsı
19:50

Anket

Tümü
İDAM GELSİN Mİ?
EVET
HAYIR
KARARSIZ