Advert
Bu Makale 02 Nisan 2018 21:00:29 Tarihinde eklenmiştir. 756 Defa Okundu.
Murat SEVER                               (İktisatçı-Araştırmacı Yazar)

Murat SEVER (İktisatçı-Araştırmacı Yazar)



TAZİYE YEMEKLERİ 2

Değerli Okurlarım ;

 

Biz Taziye yemekleri kalksın konusunu ya biz anlatamadık ya bazı kesimler anlamadı, yada bu bazıları şahısların işlerine gelmediği için anlamak istemediler.

 

Biz taziye yapılmasın demedik. Mevlüd yemeği de yapılmasın demedik. Biz sadece 3 gün boyunca Öğlen, Akşam dışarıda yemek yeme durumu varken, Taziye sahiplerine fuzuli olarak taziye yemeği yapılmasın dedik.

Yediği yemeğin ardından, yediği yemeği de eleştiren bazı şahıslar yediği yemeğin üzerine yok çok tuzluydu yok çok yağlıydı yok eti azdı, dememeleri için taziye yemekleri kalksın dedik.

 

Biz taziye ye gelen insanların taziyeye ye gelmesini birer Fatiha okumasını gelen birinin El Fatiha salâvat dediği zaman taziyedeki insanların hala konuşmaya devam etmemesini. O Fatiha zamanı yemek sofrasında olmamasını istedik. Yapılan bu kadar masrafla çoğu yoksul insan altından kalkamıyor.

 

Altından kalkacak insanlarda o yemek yerine ihtiyacı olan yerlere yardım yapsın dedik.

 

Altından kalkamayacak hayır yapmak insanın 25 bin veya 30 bin TL. yi gidip borç harç faiz almasını değil cebindeki 10 bin TL. nin ya hepsini yâda yarısını götürüp ihtiyaç sahiplerine versin yada gönlü yoksa vermemesini istedik.

Yani para gariban adamın kardeşim ne yaparsa yapsın biz adamın 2 kaşık yemeğine mi kaldık bizene si biz adamın ortağı mıyız dedik.

 

Zoraki hayır işi mi olur yav.

 

Hala tutturmuşlar dışarıdan gelen misafir ne olacak?

 

Nemi olacak?

 

Taziye sabah 9:00 da başlasın öğle yemeğini de Belediye, Dost ahbap, Sivil toplum kuruluşları her kim elini taşın altına koyacaksa koysun; Çorba ve ekmek yâda hazır kumanya getirip dağıtsın akşam saat 18:00 de taziye bitsin

 

Bunu uygulamak çok mu zor?

 

Taziye için gelen misafirlerden kalan kalır taziye boyunca. Kalanı da dost ahbap komşu evine götürür akşam yemeği yedirir sabah taziye evine götürüp bırakır.

Yada çok düşünüyorsanız fakir fukarayı yolcu ve misafire de ikramı siz ediniz artık. Hem fakiri düşündüğünüzden daha fazla hayır işlemiş olursunuz. Hem de zaten siz fakire yardımcı olmuş evine gidecek kısmeti kesmemiş olursunuz.

 

Peygamber Efendimiz Hz Muhammed Mustafa (sav) nın Misafir ile ilgili hadisleri

 

– “Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimse misafirine câizesini versin”. 

 

Ashâb–ı kirâm:

 

– Yâ Resûlallah! Misafirin câizesi nedir? diye sordular.

 

Peygamber aleyhisselâm da: 

 

– “Onu bir gün ve bir gece ağırlamaktır. Misafirlik üç gündür. Misafiri üç günden fazla ağırlamak ise sadakadır.”[3]

 

 Müslim’in bir başka rivayetine göre şöyle buyurdu:

 

– “Bir müslümanın din kardeşinin yanında onu günaha sokacak kadar kalması helâl değildir.” 

 

Ashâb–ı kirâm:

 

– Yâ Resûlallah! İnsan din kardeşini nasıl günaha sokar? diye sorunca:

 

– “Misafirini ağırlayacak bir şeyi bulunmayan kimsenin yanında oturup kalmakla” buyurdu.[4]

 

Misafiri bir gün bir gece ağırlamak ona yapılacak ikram ve ağırlamanın esası ve temelidir. 

 

Üç gün ağırlamak misafirliğin gereği olan ağırlama ve sadaka yapma sevabı kazandırır. Durumu imkânı müsait olmayan kimsenin yanında üç günden fazla kalmakla da ev sahibi günaha sokulmuş olur. Misafirlik yapacak kimseler bu hususlara riayet etmelidirler. [5]


Bazı dernekler buna ön ayak olsun dedik

 

Bu konuda en güzel örneğini Mersin Viranşehirliler Kültür Ve Dayanışma Derneği gösterdi. Dernek yönetimi aldığı kararla taziye evlerinde yemek verilmemesi ve yardımda bulunmak isteyen taziye sahiplerinden ihtiyacı olan insanlara ve öğrencilere burs verilmesi konusunda çalışmalara başladı

 

Demek ki bizleri anlayan birileri var. Demek ki bazı şeyler demekle değil içten olmalı

 

Bazıları diyor ki bu taziye yemeği çok eskiden varmış. Kültürümüzmüş

 

Ya Allah aşkına nereden eskiden vardı, Birileri bana bu kültürü ispatlasın. Eskiden taziye sahibine komşular yemek getirir dışarıdan gelen misafirler diğer akrabalar yâda dostlar tarafından taziye evinden alınıp evine yâda lokantaya götürülüp misafir edilirdi. Eskiden çadır bile yoktu uluorta yerde sandalyeler dizilir gelenlere mırra ve çay ikram edilir. Taziyenin 3,günü külünçe dağıtılırdı.

 

Çok isteyen yemek yapardı

 

Bazıları da diyor ki peygamberimiz emretmiş.

 

Çok emirlerini dinliyorsun itaat ediyorsun.ya Peygamberimizin taziye yemekleri emrine gelene kadar birçok emri var onları neden uygulamıyorsun? Hele bir günde Allah aşkına benim işyerime gel deki; Sana fakir fukara yoksul birinin borcu var mı? Ben vereyim onu sil.

 

De hade yarın bekliyorum. Bende liste var gel öde

 

Peygamber efendimiz taziye sahibinin yemek hazırlayıp gelenlere ikram etmesini hoş karşılamamış, taziye süresini de en fazla üç gün ile sınırlamıştır.

 

Peygamber efendimizin amcası oğlu Hz. Cafer- i Tayyar, Mute savaşında şehit olduktan sonra sahabelerine ‘Cafer’in ev halkına yemek hazırlayınız. Çünkü onların başına kendilerini meşgul eden bir iş gelmiştir’, buyurmuştur’ (Ebu Davut Cenaiz, 25-26; Ahmet b.Hanbel, 6/380, İbn Mace )

 

Ayrıca, ölen kişinin mirasçıları fakirseler ve aralarında buluğ çağına ermemiş çocukları var ise, ölünün geriye bıraktığı maldan, cenazeye katılanlara verilmesi doğru değildir.

 

 Buna karşılık Peygamber efendimiz, Komşu ve akrabalarının ölü sahiplerine yemek getirmelerini tavsiye etmiştir. ( Cenaiz 59, İbn MACE )

 

Bizde diyoruz ki 3 günlük yemek saltanatına son verelim. Diyoruz ki taziye sahibi ikide bir aşçının et kalmadı pirinç kalmadı ekmek yetmedi. Yemek tuzlu oldu ekşi oldu yada yemek yetmedi dertleriyle uğraşmasın. Taziyeye gelenlerle uğraşsın. Acısı zaten ona yeter başka boş işlerle meşgul ettirmeyelim hele kendi acısını unutturup bizim 1 tabak gelecek binlercenin 1000 tabak yiyeceğimiz yemeğin hesabını yaptırmayalım. Bizler bir tabak yemekle aç kalmayız ama taziye sahibi binlerce tabak yemekle mağdur olur bunu anlatmaya çalışıyoruz.

 

Bir çoğu da diyor ki taziye yemeklerinde gelip yemek yiyen fakirin kısmetiyle oynamayalım. Yok, abi kimse senin elinden tutmuyor sen o çok düşündüğün fakirlerden birini al götür bir lokantaya yüreğin yetiyorsa yedir içir kimse sana karışmıyor. Madem çok fakiri düşünüyorsun götür karnını doyur sen.

 

Yani onlarca gün varken ve etrafınızda onlarca fakir varken görmemezlikten gelirsinizde taziye yemeklerinde mi o fakir aklınıza gelir.

 

Hani el kesesinden cömertlik gibi.

Diğer Yazıları