Advert
Advert
Döviz Kurları
  • Bist : 101.729
  • Altın : 226,45
  • Dolar : 5,3028
  • Euro : 6,0029
Şanlıurfa Hava Durumu
Kuvvetli Yağmurlu Sıcaklık : 7°C / 3°C Durum : Kuvvetli Yağmurlu
Bu haber 20 Ocak 2019 22:27:14 Tarihinde eklenmiştir. 680 Defa Okundu.

VİRANŞEHİR'DE GARANTİLİ ORGANİK ''GUNDİ BAL EVİ'' AÇILDI (VİDEOLU)

Bal Severlere Müjde.Viranşehir'in Yenişehir Mahallesinde Organik Bal Satışı Yapan İşyeri Açıldı.

VİRANŞEHİR'DE GARANTİLİ ORGANİK ''GUNDİ BAL EVİ'' AÇILDI (VİDEOLU)

 

 

Bal Severlere Müjde.Viranşehir'in Yenişehir Mahallesinde Organik Bal Satışı Yapan İş Yeri Açıldı.

 

Viranşehir Yenişehir Mahallesi 3. Cadde 1614 nolu sokakta Viranşehir halkına hakiki satışıyapmak üzere İlyas Uyanıklı tarafından Gundi bal evi adı altında işyeri açıldı

 

İşyeri sahibi Uyanıklı yaptığı açıklamada,

 

Ballarımız hakiki çiçek balı ve organiktir yani hiçbir şekilde şeker balı değildir.Ürünlerimiz sahte olmaya karşı garantili ve para iadelidir.Viranşehirli hemşehrilerime hizmet verebilmek adına böyle bir işyeri açtım.Arı sütünden prepolis'e polen'den süzme petek karakovan kasnak olmak üzere tüm bal çeşitlerine kadar işyerimizde mevcuttur.Dileyenler 0 542 636 4656 nolu telefonuda arayarak sipariş verebilirler.Dedi

 

Her besinin olduğu gibi, kahvaltı sofralarının vazgeçilmezi olan balın da organik tüketilmesi önemli sağlık faydaları sağlamaktadır. Bu organik bal çeşitlerinden biri olan kestane balı, son yıllarda besleyici yönü ile diğer bal çeşitleri arasından sıyrılmış ve popülerleşmiştir. Gelin önce bu bal çeşitlerine daha sonra ise kestane balının yaygınlaşmasının anahtarı olan sağlık faydalarına bir göz atalım

 

1. Çiçek Balı

 

Çiçek balı, üretim ve tüketimi en yaygın olan bal çeşitleri arasındadır. Bitki örtüsünde herhangi bir bitkinin ağır basmadığı yani farklı türlerde bitkilerin yetiştiği yerlerden elde edilir. Organik ballar içinde uygun fiyatıyla en çok tercih edilen bal çeşididir.

 

2. Çam Balı

 

Organik bal çeşitleri içinde çiçek balı ile birlikte en yaygın olanlardan biri olan çam balı, çoğunlukla Ege Bölgesi’nde yer alan sarıçamlardan elde edilir. Arılar bu balı çiçek polenlerinden değil, sarıçamların salgıladıkları bir tür salgı ile üretirler. Bu bal çeşidi sadece Türkiye ve Yunanistan’da bulunur.

 

3. Narenciye Balı

 

Narenciye balı, bal çeşitleri arasında tat açısından öne çıkan organik ballardan biridir. Genel olarak narenciye olarak adlandırılan portakal, limon ve mandalina ağaçlarının çiçeklerinden elde edilir. Bu nedenle de en çok Akdeniz Bölgesi’nde üretilir. Narenciye çiçeklerinin tadını ve kokusunu hissetmeye olanak verir. Şeker açısından tatlı bir bal türüdür.

 

4. Ayçiçek Balı

 

Bir diğer organik bal çeşidi olan Ayçiçek balı, Ayçiçek yetiştiriciliğinin olduğu bölgelerden elde edilen bala verilen isimdir. Genellikle Ayçiçek tarlalarının yaygın olduğu Trakya Bölgesi’nden elde edilir. Altın sarısı renginde olan bu balın kendine has bir tadı vardır. Bal çeşitleri içinde en ucuz ve en kolay elde edilebilir olanıdır.

 

5. Ihlamur Balı

 

Bu bal, genellikle ıhlamur ağaçlarının yoğun olarak bulunduğu Karadeniz Bölgesi’nden elde edilir. Özellikle Rize, Artvin, Yalova gibi şehirlerde üretilir. Bal çeşitleri arasında kıvamı yoğun olan bir organik bal çeşididir.

 

6. Lavanta Balı

 

Lavanta balı, bal çeşitleri içinde değerli bir yere sahiptir. Sadece lavanta çiçeklerinin yetiştiği Isparta ve Burdur’dan elde edilir. Kendine özgü koku ve aroması ile öne çıkan bir diğer bal türüdür.

 

 

7. Kekik Balı

 

 

Bal çeşitleri içinde tat açısından öne çıkan bir başka organik bal ise kekik balıdır. Bu bal çeşidinin üretimi kekiklerin yetiştiği yüksek yağlarda yapılmaktadır. Genel olarak rakımın yüksek olduğu Kastamonu, Amasya, Ankara, Trabzon vb. şehirlerden elde edilir. Altın sarısı bir renge sahip olan kekik balı, son derece faydalıdır. Özellikle bronşit, öksürük, soğuk algınlığı olanlara ve mide rahatsızlıklarına önerilir.

 

8. Kestane Balı

 

Kekik balı gibi oldukça faydalı olan bir başka organik bal çeşididir. Bal çeşitleri içinde sağlık yararları ile öne çıkar. Antiseptik özelliği vardır. Genel olarak İstanbul, Sinop, Bursa vb. sahil kesimlerinde yer alan kestane ağaçlarından üretilir. Koyu kahve bir renge, hafif acı bir tada ve kendine has bir aromaya sahiptir.

 

Organik Kestane Balının Faydaları Nelerdir?

 

  1. Organik kestane balı vitamin, mineral ve antioksidanlar açısından zengindir. Bu nedenle bağışıklık sistemini ve kasları güçlendirmesi, kan dolaşımını hızlandırması gibi faydalara sahiptir. Mide ve karaciğere iyi gelir.
  2. Bu bal çeşidi aynı zamanda iyi bir enerji deposudur. Früktoz miktarı fazla olduğu için vücuda enerji sağlayarak fiziksel yorgunluğu azaltıcı etkiye sahiptir.
  3. İçerdiği yüksek miktarda antioksidan ile yaşlanmayı geciktiren bir besin maddesidir. Serbest radikalleri kontrol altına alarak kişiyi yaşlanma etkileri karşısında korumaya alır.
  4. Daha önce de bahsedildiği gibi, organik kestane balı antiseptik bir özelliğe sahiptir. Dolayısıyla akne ve sivilce görülen sorunlu ciltler için önerilmektedir. Pürüzsüz bir cilde sahip olmada etkili bir besindir.
  5. Antiseptik özelliğinin öne çıktığı bir diğer rahatsızlık ise bademcik iltihaplarıdır. Kestane balının bu türden iltihaplara iyi geldiği bilinmektedir.
  6. Prostat rahatsızlıklarına, varisli ciltlere, felç ve sinir hastalıklarına ve kansızlığa iyi gelir. Ayrıca iştah açıcı bir özelliğe de sahiptir.
  7. Kekik balı gibi solunum yolları hastalıklarını hafifletmek için birebirdir. Bronşit, astım ve nefes darlığına iyi gelir.

 

Arı Sütü Nedir?

 

 

Arı sütü genç balarılarının salgı bezlerinden üretikleri bir maddedir. Diğer arı ürünlerinin aksine varlığı uzun bir süre bilinmedi. Jel kıvamında krem renkte ve ekşi bir tada sahiptir. Kraliçe arı hayatı boyunca arı sütüyle beslenir. Diğer balarıları birkaç ay kadar yaşarken kraliçe arı 6 yıl yaşar. Kraliçe arıyla diğer balarıları arasındaki bu farkın arı sütünden kaynaklandığı düşünüldüğü için arı sütüne olan ilgi ve araştırmalar artmıştır.

 

Çin, Japonya, Kore, Tayvan ve Yeni Zelanda arı sütünün üretim ve ticaretini elinde bulunduran ülkelerdir.

 

Arı Sütü İçeriği

 

% 66’ı sudan, % 14.5’i karbonhidrattan, % 4.5’i lipidden, %13 ‘ü aminoasitten oluşur. B1, B2, B3, B6, B12, biotin, folik asit, inositol, pantotenik asit, asetilkolin, A, C, D, E vitaminleri, bazı mineraller, enzimler, hormonlar ve 10 hydroxydelta 2-decenoic asit, antibakteriyel ve antibiyotik bileşenleri içerir.

 

Arı Sütü Kullanımı

 

Arı sütü preparatları taze veya dondurularak kurutulmuş olarak satılmaktadır. Hastalıklara karşı korunmak sağlıklı ve zinde kalabilmek için herkes arı sütünü kullanabilir. Arısütü ısıya ve ışığa duyarlıdır. Bu yüzden muhafaza edilmesinde uyulması gereken kurallar vardır. Arı sütü kullanımı saf şekilde olabileceği gibi balla da karıştırılarak alınabilir. Tüketimi sırasında tahta kaşık kullanılmalıdır. Ayrıca bir çok ülkede kapsül haline getirilmiş biçimleride vardır. Saf halde alındığında dilatından alınır. Ancak arı sütünün besleyici değerlerini yitirmeden saf halde tutmak kolay olmadığından genelikle balla karıştırılarak tüketilmesi yaygındır. Arı sütünün karıştırıldığı balın gerçek ve kaliteli bal olması gerekir. Arı Sütünün kalitesini içeridiği 10-HDA (10-hydroxy-2-decenoic acid) oranı belirler. 10-HDA oranı genellikle 1.4 ile 1.8 aralığında değişir. 1.8 üzerindeki değerler ise arı sütünün yüksek kaliteye sahip olduğunu gösterir.

 

Arı Sütü Faydaları

 

•Arı sütünde bulunan 10-HDeA’nın etkileri birçok klinik çalışmalarla kanıtlanmıştır. 10-HDeA fungsid, anti-viral, anti-bakteryel, bakteriyostatik, anti-inflamatuar ve bağışıklık sistemini güçlendirici etkilere sahiptir.

 

• En çok damar sertliği, mide-bağırsak sorunları, romatizmal rahatsızlıklara karşı kullanılmaktadır.

 

• Antibakteriyel, antivirütik özelliği vardır. Arı sütüyle ilgili yapılan bir araştırmada arı sütünün 0,5 mg ve 1 mg miktarlarının bakteri gelişimini inhibe ettiği saptanmıştır. Arı sütü bazı bakterilere karşı etkili bir antibiyotik olarak adlandırılan 10-Hidroksi-Dgr2-decenoic asit içerir. 10-HDA  bakteri, virüs ve mantara karşı mücadelede  önemli bir madde olarak bilinir.

 

• Hücre yenilenmesi, üretimi ve metabolizması üzerinde etkilidir.

 

• Hormonları ve metabolik işlevleri düzenler.

 

• İnsülin benzeri peptidleri içerdiği için kan şekerini düşürücü etkide bulunur.

 

• İştah üzerindeki düzenleyici etkisi nedeniyle iştah açıcı olarak kullanılabilir. Arı sütündeki asetil kolin çocukların öğrenme ve algılama işlevlerinin artırılmasına yardımcı olurken, globulin (gama globulin) ise bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinde rol oynar.

 

• 2010 yılında European Journal of Histochemistry  ‘de  yayınlanan bir araştırma sonucuna göre arısütü kolit gibi gastrointestinal sorunların tedavisinde olumlu etkiler gösterebilir.

 

• Bedensel ve zihinsel yorgunluğa karşı enerji kaynağıdır. Vücuda zindelik kazandırır. Enerji verici etkisiyle kronik yorgunluk sendromu ve fibromyalji durumlarında faydalı olur.

 

•Bazı araştırma verilerine göre, arı sütü testesteron düzeylerinde artış sağlayabilir. “Animal Reproduction Science’nin 2010 Ağustos sayısında yer alan ve tavşanlar üzerinde yapılan deneyde arı sütü testosteron oranında yükselmeye neden olmuştur.

 

•Japonya’da yapılan klinik bir deneyde 6 ay süresince 61 katılımcıdan 31’ine günde 300 mg arısütü verilirken diğerlerine  plasebo verilmiştir. Çalışma süresinin bitiminde yapılan testlerde açlık kan şekerinde azalma, alyuvar sayısında artış, testosteron düzeyindeki yükselişe bağlı olarak testosteron/dehidroepiandrosteron sülfat (DHEA-S) seviyesinde önemli bir artışın olduğu tesbit edilmiştir.

 

,•Kolesterolü düşürücü etkisi vardır. 2007 yılında Japonya’da yapılan klinik çalışmalara göre arı sütü orta derecede yüksek kolesterol seviyeleri olan kişilerde lipoprotein metabolizmasını düzeltmeye yardımcı olmaktadır. New York   Medical College’s Department of Medicine tarafından yapılan bir çalışmada arı sütünün kolesterol seviyelerinde % 14lük bir azalma sağladığı tespit edilmiştir.

Böbrek ve karaciğer fonksiyonlarını düzenli çalışmasında olumlu rol oynar.

 

• Nagasaki Üniversitesince yapılan bir çalışmada arı sütünün kemik dokusunu geliştirici ve destekleyici etkisi tespit edilmiştir.

 

• Arı sütünün tansiyon düşürücü ve damar genişletici aktivitesi vardır.

 

•Japonya’daki Okayama Üniversitesinde gerçekleştirilen ve Biological and Pharmaceutical Bulletin adlı derginin Kasım 2008 sayısında bildirilen hayvan deneyine göre arı sütü yüksek tansiyon ve insülin direnci karşı olumlu etkilere sahiptir. Çalışmada arı sütüyle beslenen yüksek tansiyonlu ve insüline dirençli farelerde düşük sistolik kan basıncı, insülin ve trigliserid seviyelerinde düşüş tesbit edilmiştir.

 

• Sinirsel rahatsızlıklarda olumlu etkilerde bulunur.

 

• Saç dökülmesini önlemede etkilidir. Hücre yenileyici etkisi ve nemlendirici özelliği nedeniyle saç ve cilt bakımında kullanılmaktadır.

 

• Damar sertliğini engellemeye yardımcı olur.

 

• Ülser, gastrit ve kolit gibi rahatsızlıklarda kullanılabilir

 

Propolis Faydaları ve Propolis Nedir? 

 

Yapışkan, reçinemsi bir madde olan Propolisi balarıları değişik bitkilerden toplayarak kovanlarına getirirler. Arılar kovanı dış etkenlerden, mikroorganizmalardan ve diğer zararlılardan korumak için üzerini propolisle kaplarlar.

 

Arılar tarafından değişik bitki tomurcuklarından yaprak ve gövdelerinden toplanıp biriktirilen reçinemsi bir madde olan propolis genellikle kayın, karaağaç ve kozalaklı ağaçlardan toplanır.

 

Propolisin M.Ö. 350’ye kadar giden uzun bir kullanım geçmişi vardır. Yunanlılar onu apseler için  kullanırken Asurlular yara ve tümör tedavinde kullanmışlardır.

 

Günümüzde genital herpes, uçuk, yaralar, diş çürüğü ve dişeti iltihabı tedavisine yardımcı olması amacıyla propolis ürünleri kullanılmaktadır.

 

Propolis biriktirme açısından arı türleri arasında farklılık vardır. Bazı türler diğerlerine göre daha fazla propolis biriktirirken bazıları örneğin tropik bölgelerde bulunan arılar hiç propolis biriktirmezler.

 

Arılar propolisi, kovanın iç duvarlarını düzgün hâle getirmek, peteklerin ağızlarını  kapatmada ve başka canlıların içeriye girmesine engel olmak amacıyla kullanılır. Girdikten sonra ölen canlıları propolisle mumyalayarak kovanlarını koruma altına alırlar. Propolis kovandaki larvalara, mantar ve bakterilere karşı antibiyotik etki gösterir.

 

Propolisin toplandığı bitkilerin tür ve çeşitlerine göre içeriğindeki bileşikler farklılık arzeder. Propolisin etkileri arıların bitkilerden topladığı antioksidan etkili bileşenlerine bağlıdır. Kovanda oluşan hasarların ve çatlakların onarımı için ve kovanlarını korumak amacıyla kullanılan propolisin rengi sarımsı yeşilden koyu kahverengiye dek değişir. Propolis, kovandan alındığı haliyle hamdır ve saflaştırılarak kullanılması gerekir.

 

Propolisin İçeriği

 

Propolis, %55 oranında reçineli bileşikler ve balsam, % 30 balmumu, %10 aromatik yağ, %5 oranında ise arı poleni içerir. Kimyasal anlamda propolis, son derece karmaşık ve güçlü terpenler, benzoik, kaffeik, sinnamik ve fenolik asitin zengin çeşitlemelerine sahiptir. Flavanoid içeriği oldukça zengindir, sağlığa olan bir çok yararı kanıtlanmıştır.

 

Arıcılar kovandaki balı aldıktan sonra propolisi kovandan kazıyarak toplarlar. Sonra bazı işlemlerden geçirilmek suretiyle propolis kullanıma hazır hale getirilir. İçeriğinin önemli bir bölümünü flavonoitlerin oluşturduğu propolisin bileşiminde, polifenoller, fenolik asitler ve bunların esterleri, terpenler, steroitler, B1, B2, C ve E vitaminleri, mineraller ve aminoasitler yer alır. Propolis suda az çözünür. Tıbbı amaçlı kullanımlar için %70’lik etanolda erimiş çözelti kullanılılır.

 

Propolisin Faydaları Nelerdir ?

 

• Mikrop kırıcı, iltihap giderici, antioksidan, immün sistemini uyarıcı ve antikanserojenik etkilere sahiptir.  Bioflavonoidler bakımından zengindir. Antioksidatif etki açısından propolis diğer arı ürünleri arasında en yüksek etkiye sahiptir. Geniş spektrumlu antibiyotik olarak nitelendirilen propolis, zararlı bakterilerde direnç oluşturmamakta, yararlı bakterileri ise olumsuz olarak etkilememektedir. Ayrıca virüslerin enzim salgılamasını ve çoğalmasını önleyici etkiye sahiptir.

 

• Propolis doğada bulunan en kuvvetli antibiyotiklerden biridir. Amino asitler ve iz elementler açısından zengindir, çok yüksek bir vitamin içeriğine sahiptir ve en azından 38 değerli bioflavonoidi vardır. İçeriğindeki yüksek bioflavanoidler yüzünden çok değerli bir antioksidandır. Antimikrobial olduğunu kanıtlayan bir çok çalışma yapılmıştır. En az 21 bakteri türü, 9 mantar türü, 3 protozoa (giardia dahil) ve geniş bir virüs ağı üzerinde etkisizleştirme yeteneğine sahip olduğu kanıtlanmıştır.

 

• Bakterilere karşı etkisi galangin, pinosembrin, kafeik asit ve ferulik asit içeriğinden, virüslere karşı etkisi kafeik asit, kersetin ve luteolinden, mantarlara karşı etkisi de pinobanksin, pinosembrin, kafeik asit, benzil ester,sakuretin ve pterostilbene ‘den kaynaklanmaktadır.

 

• 138 kişi üzerinde İspanya’da yapılan ve 1988 yılında yayınlanan bir başka klinik çalışma, propolis bazlı bir takviyenin kullanımının; giyardiyaz parazit enfeksiyonları tedavisinde yaygın olarak kullanılan antiprotozal ilaç tinidazol kadar etkili olduğunu göstermiştir.

 

• Prolopisin immünostimülasyon üzerindeki profilaktik etkileri ile ilgili çalışmalarda, anti inflamatuar içerikleri kanıtlanmıştır: klinik bir pilot çalışma, propolis ve içerikleri DNA sentezini ve enflamatuar sitokin üretimini aşağı regule ediyor ama insan bağışıklık hücrelerinin TGF beta 1 üretimine neden oluyordu.

 

• Ağız ve boğaz mukozası sorunları için hem oral olarak hem de gargara biçiminde kullanılır.  2005 yılında Oral Health & Preventive Dentistry dergisinde yayınlanan araştırmaya göre propolis diş eti iltihabı veya periodontal hastalığının tedavisine yardımcı olabilir. National Institutes of Health‘a göre propolis Aft ve diğer diş yaraları ve peptik ülser için etkili bir anti-inflamatuar ajan olarak kullanılabilir.

 

• Tek kör, randomize, 3 aylık bir deneyde, 135 değişik tipte siğile sahip hastaya oral propolis, ekinezya ve plasebo verildi. Propolis ile tedavi edilen yalın ve sıradan siğilli hastalar sırasıyla %75 ve %73 oranında iyileşti. Sonuçlar ekinezya ve plasebo terapisinden çok daha iyiydi. Blue Shield Complementary and Alternative Health; propolisin, herpes tedavisinde geleneksel anti-viral ilaç tipi olan acyclovir’den iki kez daha etkili olduğunu rapor etmiştir.

 

• Bilimadamları, farelere iki hafta boyunca propolis verdiler ve farelerin mast hücrelerindeki histamin salımının büyük ölçüde baskılandığını gördüler. Bilimadamları aldıkları bu sonuçlar yüzünden, propolisin histamin salımını inhibe ederek alerjik rinit semptomlarının giderilmesinde etkili olacağı üzerinde durmaktadırlar.

 

• Fertility and Sterility“nin 2003 sayısında yayınlanan bir çalışmada, araştırmacılar, 6 ay boyunca günde iki kez 500 mg propolis kullanan kısırlık ve orta derece endometriyoziz yaşayan kadınların, hamilelik oranlarının yükseldiğini belgelemişlerdir.

 

• Son zamanlarda propolisle ilgili en heyecan verici gelişmelerden biri de, kanserden korunma ve tedavisi üzerindeki etkileridir. Propolisteki aktif bileşenlerden biri olan kafeik asit fenetil ester’in, hayvan modelleri üzerinde kanser oluşumunu engellediği görülmüştür. Ayrıca bir çok kanser türü üzerinde, güçlü kanser önleyici etkileri gösterilmiştir.

 

Araştırmalar propolisin, apoptosis sürecini çoğaltarak kanserli hücre büyümesini engellediğini ve kanser tedavisinde kullanılan kemoterapik bir ajan olan doxorubicin’in olumsuz etkilerini azalttığını göstermiştir.

 

• Nutrition and Cancer’de 2003’de yayınlanan bir çalışma, propolisin apoptosisi canlandırdığı ve fareler üzerinde akciğer kanser tümörlerinin doku çürümelerini sağladığını açığa çıkardı. National News, Molecular Nutrition and Food Research’den alıntıladığı bir çalışma, propoliste bulunan CAPE ve diğer bileşenlerin, tümörün kan ikmali gelişimine karışıyor olduğunu göstermekteydi.

 

Arı Ürünleri ve Polen

 

• Arı ürünleri olarak bilinen propolis bal, polen, arı sütü, arı zehiri gibi ürünlerle hastalıkların iyileştirilmesi yönündeki çalışmalar apiterapi olarak bilinmektedir. Arı ürünleri tedavisi anlamına gelen apiterapi ile hastalılıkların iyileştirilmesi ve sağlığın korunması amaçlanır.

 

• Özellikle japonya gibi uzakdoğu ülkeleri başta olma üzere bugün bir çok ülkede apiterapi hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Son yıllarda hastalıkları arı ürünleri ile tedavi eden apiterapi merkezleri hızla artmaya başlamıştır.

 

• Arı poleninin faydaları bin yılı aşkın bir süreden beri bilinmektedir. Çinlilerin geleneksel bitkisel ilaçlarının temeli olan arı poleni, son yıllarda da batılı hekimler arasında büyük çapta saygı duyulan bir öğreti olmuştur.

 

• Arı poleni 22 çeşit amino asit, C vitamini, B-kompleks ve folik asit, doymamış yağ asitleri, enzimler ve karotinle, günümüze kadar hemen hemen hepsi keşfedilmiş olan ana anti oksidanları içerir. Arı poleni zaman zaman “en mükemmel besin” olarak da anılır.

 

• Bunlara ilaveten, arı poleninin, kendi başına bir varlık gösteremeyen, fakat sağlıklı kalmak için ihtiyaç duyulan ve çok gerekli olan bir miktar eser elementlerle vücudumuza sağladığı faydalar da vardır. Bu belli başlı elementler ise demir, çinko, manganez, bakır, kalsiyum, magnezyum, potasyum gibi sağlığa faydası ispatlanmış olan tüm minerallerdir.

 

• Bilim adamları boş yere sentetik arı polenini üretmeye çalıştılar. Her ne kadar sentetik arı poleni görünüşte doğal arı polenine benzemekteyse de, bilim adamlarının bunu işçi arılara aşılayarak denemeler yapmaları sonucunda, arılar bir hafta gibi bir sürede ölmüşlerdir.

 

Arı Poleni Kullanımı

 

Günde alınacak 35 gr. Arı poleninin insan vücudunun yaşam savasında gerek duyduğu tüm besinleri içerdiği çoğu hekim ve besin uzmanları tarafından kabul edilip önerilmektedir. Çünkü arı poleni vücudun gerek duyduğu bütün bilinen besinleri içermektedir. İdeal beslenme şartlarından uzak kaldığınızda vücudunuzda oluşacak çatlakları doldurmak amacıyla tavsiye edilebilecek en iyi sağlık ürünü arı poleni olacaktır. Aslında, arı poleni ürünleri, açlığa maruz kalmış bölgelerde yaşayan insanlara beslenmelerinde destek olmak üzere sık sık kullanılan bir üründür.

 

 

Bu kadar apaçık sonuçların yanı sıra, arı poleninin sağlık üzerinde kendine has etkileri vardır.

 

Polenin Faydaları

 

· Arı poleninin bağışıklık sisteminize yararları vardır. Arı poleninde proteinler, mono ve doymamış yağlar, B, C, D, E vitaminleri, beta karoten, kalsiyum, magnezyum, selenyum, nükleik asit, lektin, sistein maddeleri bulunmakta olup bunların hepsinin bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirdiği ispatlanmıştır.

 

·  Arı poleni antiviral, antimikrobik, antifungal, hepatoprotektif, anti-inflamatuar ve antikanser immünostimülasyon gibi bir dizi etki gösterir.

 

· Dr. Nicolai Tsitsin, Kafkasya bölgesinde yaşayan insanların uzun ömre sahip olmalarının nedeninin bal ve arı poleni kullanmaları olduğunu söyler. Alman Dr. G. Liebold’a göre arı poleni zihinsel ve fiziksel kapasitenin artmasını sağlar, kardiyovasküler ve solunum sistemlerini güçlendirici etksi gösterir. Rus bilim adamları D. G. Chebotarev ve Prof. N. Mankovsky, arı poleninin hücre yenilenmesini uyardığını belirtir. Avusturya’lı Dr. Peter Hernuss, radyasyonun etkilerini araştırdığı 25 kadının bir kısmına arı poleni verdi.

 

Arı poleni kullananlar diğer gruba nazaran, daha yüksek bir bağışıklık sistemi aktivitesi (daha yüksek beyaz küre sayısı ve daha yüksek gamma globulin) göstermiştir. 1992 yılında John Hopkins Üniversitesi’nden Dr. R. Chandra arı poleni verdiği yaşlı hastaların bağışıklıklarında artış ve enfeksiyona yakalanma riskinde azalma olduğunu tesbit etmiştir. Sovyet bilim adamı Dr. Naum Petrovich’a göre arı poleni tıbbın orijinal hazinelerinden biridir. Her bir tane, yaşam için ihtiyaç duyulan her önemli maddeyi içerir.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

To use reCAPTCHA you must get an API key from https://www.google.com/recaptcha/admin